AKKOR'UN YENİ YAZ EKLEMELERİ İLE TANIŞ.

DALGANIN KARŞISINDAKİ ADAM: THOM YORKE, THE ERASER

0032

Hikaye


The Eraser, 10 Temmuz 2006’da XL Recordings etiketiyle yayımlandı. Thom Yorke’un ilk solo albümü, Radiohead’in sessizliğe çekildiği bir dönemde, dizüstü bilgisayarda kurulan elektronik bir dünyadan doğdu. Kapağında ise şarkılardaki kaygının birebir görsel karşılığı vardı: Sulara gömülen bir Londra ve dalganın karşısında tek başına duran bir adam. Yirmi yıl sonra bu siyah-beyaz kıyamet sahnesi, hem bir albüm kapağı hem de kehanet gibi okunmaya devam ediyor.

LAPTOPTAN ÇIKAN KAYGI


Thom Yorke, albümün parçalarını 2004-2005 arasında, Radiohead kayıtlarının aralarında biriktirdi. Nigel Godrich’in yönlendirmesiyle bu elektronik eskizler şarkılara dönüştü. Sonuç, Warp Records estetiğine yaslanan, kırık ritimler üzerine kurulu, yoğun bir kayıt oldu. Şarkıların altında politik bir damar akıyordu: “Harrowdown Hill”, silah uzmanı David Kelly’nin cansız bulunduğu tepenin adını taşıyordu; “Atoms for Peace” başlığını Eisenhower’ın 1953 tarihli konuşmasından aldı. “And It Rained All Night” ve “Cymbal Rush” ise durmadan yağan yağmurları ve yükselen suları anlattı. Albümün görsel evreni de tam bu noktadan filizlendi.

CORNWALL’DA YÜKSELEN SU

2004 yazında Cornwall’daki Boscastle kasabasını ani bir sel vurdu. Donwood ve Yorke, bu felakete birlikte tanıklık etti. Donwood’a göre her şeyi önüne katıp götüren o su kütlesi ile dalgayı durdurmaya çabalayan çaresiz figür, tam da Yorke’un o günlerde kurmaya başladığı müzikle örtüşüyordu. İkinci kıvılcım ise çevreci Jonathan Porritt’in bir yazısından geldi: Porritt, hükümetin iklim krizi karşısındaki tavrını, denize emir verip dalgalara söz geçiremeyen Kral Knud efsanesine benzetiyordu. Kapağın ortasındaki şapkalı, pardösülü adam bu efsaneden doğdu. Elini denize doğru uzatmış bir figür ve ona aldırmadan şehri yutan dalgalar.

LİNOLE KAZINAN KIYAMET

Kapak, aslında çok geniş bir işin parçasıydı. Donwood, London Views adını verdiği seride Londra’nın yangın ve selle yok oluşunu on dört linol panele kazıdı. Paneller yan yana geldiğinde yaklaşık dört metrelik bir panorama ortaya çıkıyordu: Tower of London, Parlamento, Thames Bariyeri, hepsi Thames’in kabaran sularına teslim olmuştu. Donwood bu serinin ilhamını 1493 tarihli Nürnberg Kroniği’nin ortaçağ gravürlerinden aldı. Çizgiler bilinçli olarak kaba, perspektif basık, kompozisyon el yapımı bir masal kitabı sayfası gibiydi. Bu ilkel dokunun karşısında albüm adının zarif kırmızı harfleri duruyordu. İki ayrı dünyanın gerilimi, kapağın içindeki gerilimi katlıyordu: kadim bir efsane ve çağdaş bir felaket, tek karede. Seri, albümden önce aynı adla sergilendi; kapak tasarımı 2006’nın Best Art Vinyl ödülünü kazandı.

Paul & Linde McCartney, RAM

PLASTİKSİZ BİR SAHNE

Albümün fiziksel hâli de fikrin devamıydı. Yorke ve Donwood, CD paketinde plastikten kaçındı; kayıt, katlanan karton bir yapının içine yerleştirildi. İklim üzerine söz söyleyen bir albümün rafta duran hâli de bu sözü taşımalıydı. Kapaktaki dalga, kutunun malzemesine kadar sızmıştı.

CODRINGTON MEWS’TE YAŞAYAN DUVAR

Hikâye kapakla bitmedi. Batı Londra’da, Ladbroke Grove’daki Codrington Mews, albümü yayımlayan XL Recordings’in merkezine ev sahipliği yapıyor. Donwood, The Eraser döneminde bu çıkmaz sokağın duvarlarına London Views‘u taşıdı. 2024’te esere yeni bölümler ekledi ve mural, Blenheim Crescent’e kadar uzandı. Bugün Londra’nın en uzun duvar resimleri arasında anılan işte Battersea Elektrik Santrali, Gherkin ve şehrin öbür simgeleri dalgaların altında kayboluyor; sokağın girişinde ise o tanıdık figür, yirmi yıldır aynı inatla suyun karşısında bekliyor. Portobello Road’un kalabalığından iki adım içeride, plak dinleyerek yürünecek bir hac rotası.

SİLDİKÇE BELİREN GÖRÜNTÜ

Albüm, adını açılış parçasından aldı ve o şarkının kalbinde bir paradoks vardı: Silmeye çalıştıkça geri gelen, yok saydıkça büyüyen bir şey. Yorke bu fikri bir ilişki üzerinden söyledi, Donwood ise bir şehir üzerinden çizdi. Görmezden gelinen iklim krizi, kapakta geri dönüp Londra’yı yuttu. Yirmi yıl sonra The Eraser kapağı, müzikle görselin birbirini tamamladığı ender anlardan biri olarak duruyor. Dalga hâlâ yükseliyor; adam hâlâ orada.

Müzik, tasarım ve moda üçgeninde daha fazla içerik okumak istersen M-Mag‘e bekleriz