ŞUBAT = AŞK AYI. MELİKE ŞAHİN VE KALBEN AŞK SETLERİNİ KEŞFET.

SANA HAYRANIM #2 | DİLARA ŞAHİN

0011

Söyleşi

Hayranlık, çoğu zaman “hayatı değiştirecek” bir duygu gibi görünmez. Dev çığlıklar, büyük sahneler ya da destansı hikâyeler aramazsın; bazen sabah uyanır uyanmaz kulağında çalan bir şarkıda, bazen de sokakta yürürken gözüne ilişen bir ayrıntıda kendini gösterir. Günlük rutinin içine sızan o şey, birden “burası tam benlik” dedirten bir ışık yayar. Yıllar önce sıkıcı ödevinden kaçmak için seyrettiğin bir videoda, ya da favori sanatçının performanslarını taklit ettiğin bir akşamda, bu hayranlığın izleri vardır.

Sana Hayranım bir söyleşi serisi. Amaç, kendimize dair hatırlatmalar sunan, yeni tanışmalara olanak sağlayan beğenilerimizi dışa vurmak. Yani “Sana hayranım!” cümlesini yüksek sesle söylemek. Bir yandan öznelliği, öte yandan birlikteliği kutlamak.

Mörç Studio olarak bu seride konuklarımıza hayranlıklarını hatırlatan, bu yoğun beğenide kendinle karşılaşma hikâyesini ortaya çıkaran bazı sorular sorduk. Onlardan cevapları diledikleri formatta iletmelerini istedik: kolaj, resim, fotoğraf, ses kaydı, video ya da yazı. Hiç fark etmez; senden kopsun yeter dedik. Serinin ikinci konuğu Dilara Şahin oldu.

Seni gördüğünde, denk geldiğinde, karşına çıktığında gerçekten “büyüleyen” şey nedir? Onu neden seviyorsun?

DİLARA ŞAHİN

Yaşadığımız simülasyon içerisinde beni en çok büyüleyen şey kediler. Onların doğası, tek başınalığı, rutinleri, vazgeçmemeleri ve her türlü zorluğa rağmen belki de hepimiz için en zor görev olan yaşamı büyük bir titizlikle devam ettirebilmeleri benim için başlı başına bir kitap, bir deneyim ve yaşamın ta kendisi. Kendileri hakkında John Gray tarafından yazılmış çok nadir güzel bir kitap da var: Feline Philosophy: Cats and the Meaning of Life. Kesinlikle tavsiye ederim.

Kedi Mimi
Kolaj: Dilara Şahin

Yaşam alanında muhakkak olmasını istediğin şey nedir? Ona karşı hislerin nedir?

DİLARA ŞAHİN

Kedi! Muhakkak ve muhakkak kediler. Kediler benim için bir ağrı kesici gibiler; ansızın gelen bir ağrıyı iyileştirebilecek güce sahipler. Onların ardından ise kitaplar, kalem ve defterler gelir.

Perran Kutman
Kolaj: Dilara Şahin
Kolaj: Dilara Şahin

İlk kez hayranlık duyduğunu hatırladığın bir anı anlatabilir misin?

DİLARA ŞAHİN

Çocukluk dönemimde Gani Müjde’nin yazmış olduğu Hayat Bilgisi adlı diziyi obsesif bir şekilde takip ediyordum. Bunun nedeni de Afet Güçverir karakterini canlandıran Perran Kutman’dı. Kendisi, neredeyse nesilden nesile bir çok kişinin hafızasında ve kalbinde yer tutmuş bir sanatçı. İlk hayranlığım kendisine ve oyunculuğunun güçlü yorumuna karşı gelişmişti. Ardından Michael Jackson geldi. 🙂

“Bir dönem hayrandım ama şimdi pek değil.” dediğin bir şey var mı?

DİLARA ŞAHİN

Perran Kutman ve Michael Jackson 🙂 Onlar gibi sanatçılar beni sanata, özellikle de sinema dünyasına daha da yönlendirdiler. Bu yönde beni etkileyerek VGIK’ten Film Yönetmenliği bölümünden mezun olmamı sağladılar.

Kolaj: Dilara Şahin
Kolaj: Dilara Şahin

Hayran olduğun şeyi kısaca anlatmak ve bununla ilgili bir mesaj hazırlamak istesen, bu nasıl bir formatta olurdu ve ne derdin?

DİLARA ŞAHİN

Finger Tips adında İngiliz çocuk televizyon dizisi vardı. 2000’lerin ortalarında yayınlanan bu dizi, evde bulunabilecek nesnelerle yaratıcı projeler yapmayı konu alan bir sanat ve el sanatları programıydı. Muhtemelen bu formatta olurdu; bazı şeyleri uzakta aramamamızın, yakınımızda bulunan bir çok şeyle de üretebileceğimizi ve hayranı olduğumuz kişiler gibi olabileceğimizi anlatırdım. Önceliğim çocuklar olurdu; ne kadar çok zihni “brain rot”tan kurtarabilirsek o kadar iyi olurdu.

Hayran olduğun şey nasıl bir dünya kurmana yardımcı oluyor? Seni nelerden koruyor?

DİLARA ŞAHİN

Hayranı olduğum şeyler, bana yeni bir dünya kurmama yardımcı olmaktan ziyade, mevcut dünyayı yıkmamı engelliyor. Hayran olmak, benim için ünlü tapınma (Celebrity Worship) kavramından ziyade, devam edebilmek için bir neden veya bir örnekten ibaret. Bu bir kitap, bir sanatçı ve sanatı, bir kedi, bir gün doğumu, yaşamın ve ölümün ta kendisi olabilir.

Teşekkürler Mörç!

KOLAJLAR VE FOTOĞRAFLAR:
DİLARA ŞAHİN

ÜRETİMİN ÖTESİNDE: KADIN EMEĞİYLE BÜYÜYEN ETKİ

0010

Yazı

Her ürün sadece bir malzemeden ibaret değildir; topluma ve doğaya dokunur. KEP Tekstil Atölyesi ile yaptığımız işbirliği, karbon emisyonunu azaltan yenilikçi üretim yöntemleri, geri dönüşüm odaklı tasarımlar ve kadın emeğini destekleyen iş modeliyle sürdürülebilir gelecek için bir örnek.

Hey! Douglas için hazırladığımız İstanbul Çorbası koleksiyonun üretiminde; güneş enerjisi, atık yönetimi ve yerel tedarik zinciri gibi adımlar sayesinde, sadece “mörçler” değil, gezegeni gözeten bir değer ürettik.

Kadın istihdamından karbon emisyonu tasarrufuna, yerel ekonomiyi desteklemekten sürdürülebilir üretime kadar pek çok boyutta gerçek bir kazan-kazan modeli inşa ediyoruz.

ÜRETİMİN ÖTESİNDE: KADIN EMEĞİYLE BÜYÜYEN ETKİ

1. SAYILARIN ÖTESİNDE, ETKİNİN PEŞİNDE

Sürdürülebilir üretim, sadece rakamların dili ile konuşmaz. Her bir dikiş, her bir kesim, toplumsal dönüşümün sessiz tanığıdır. SROI (Sosyal Yatırım Getirisi) yöntemiyle ölçümlenen verilere göre, KEP Tekstil Atölyesi işbirliğimiz kapsamında yapılan her 1 TL’lik harcama 1,6 TL’lik sosyal fayda yarattı. Bu sayede sadece bir üretim değil, kolektif bir dönüşüm hikâyesinin parçası olduk.

2. KADIN EMEĞİ VE KOLEKTİF DAYANIŞMA

KEP Tekstil Atölyesi, kadınlara istihdam ve mesleki eğitim sağlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği için somut adımlar atıyor. Oluşturulan sosyal girişim modeli, dezavantajlı kadınları iş gücüne kazandırırken aynı zamanda onların mesleki ve ekonomik gelişimine katkı sağlıyor. Atölyede çalışan 10 kadının emeğiyle üretilen her mörç, kolektif dayanışmanın ve değişimin birer sembolü.

3. ATIKSIZ BİR ÜRETİM

Her yıl küresel tekstil endüstrisinin ürettiği 92 milyon ton atığın ortasında, biz farklı bir hikâye dokuyoruz. İstanbul Çorbası koleksiyonun üretim aşamasında ortaya çıkan 71,91 kg atık kumaşın %89,97’si geri dönüştürülerek israfın değil, döngüselliğin dilini konuştuk.

4. YEREL VE ÇEVRESEL DÖNGÜ, KÜRESEL ETKİ

Yerel tedarik zincirinden beslenen üretim tercihi, küresel sürdürülebilirlik hedeflerine uzanan bir köprü aynı zamanda. GOTS sertifikalı boyalardan su bazlı baskılara, Oeko-Tex sertifikalı kumaşlardan ve %70 elektrik tasarrufu sağlayan güneş panellerinden yağmur suyu hasadına, her bir adım yerel değerlerden küresel etkiye uzanan bir yolculuk.